ALLAH DOSTLARI

"Allah Dostları: Allah için severler ve birbirlerine dost, yârân, ahbâb olurlar"

Âdem’den yana dünyaya çok dost gelip geçmiştir.

Fakat Allah dostlarını diğer adem-oğullarından ayıran önemli sıfat ve fiiller vardır.
Mevlânâ Hazretleri buyuruyor ki:“Hak dostları ile, yani mânâ ehli ile beraber ol da, onlardan hem lûtuflar, ihsanlar elde et, hem de mânevî güç kazan, ilâhî muhabbetle genç, zinde ve dinç kal.”

Hak dostları, tasavvuf yolunda zâhir ve bâtınını ikmâl etmiş, hem zâhir hem de bâtınını ikmâl etmiş ve kalbî merhaleler katederek davranış mükemmelliğine ulaşmış bahtiyarlardır. Kendileri; hâlleri, ibadetleri, taatleri, muamelatları ve ahlâkları ile Cenâb-ı Hakk’a her an ve daim olarak yaklaşırlar. Allah dostu her ibadetinde: Berraklaşacak, şeffaflaşacak, yağmur suyu gibi olacak. Tertemiz olacak. Affedici olacak.

Onlar, nebevî irşadın ve davranış mükemmelliğinin zamanlara yayılmış zirveleridir. Hak dostları etraflarını daimi olarak İslam’a davet ederler ve onların sözleri “doğru” kabul edilir. Bu anlamda Kuran’ı kerimde de buyrulduğu gibi; “(İnsanları) Allah’a davet eden, Salih ameller işleyen, «Ben Müslümanlardanım.» diyenden kimin sözü daha doğrudur?” (Fussilet, 33).

Buna rağmen hak dostunun kendindeki muhasebesi asla dinmez kendi davranışını daimi olarak terazi de tartar. Allah yolunda hata ettim mi diyerek kendini sorgular… Neticede, Mümin, mes’uliyetini idrak edip içinde bulunduğu hali muhasebe edecek.

Allah Dostları bilirler ki; “Onlar her daim kalplerinde Allah’ı zikrederler, çünkü “…Bilesiniz ki, kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur!” [Ra’d, 28].”